30 Ağustos 2025 Cumartesi

Erişemediğimiz dağlar

(I'm BACK in town çocuklar! Literally!) 

"yağmura, nisan'a ve yaşıma aldanıp
uçurumları kıyı sanarak
ve dağlar erişilmeyince acı verir
sözünü unutarak
kaf dağına gitmek istedim."

İbrahim Tenekeci'nin Düş ve Dua şiirinden bu dizeleri okudum geçenlerde. "Ve dağlar erişilmeyince acı verir" sözünü hatırladım. Öyledir. Fakat "Acı ne kadar derin oyarsa varlığımızı, o kadar neşe sığar içine" sözünü hatırlayalım ve acıyı da sahiplenelim. 

Erişemediğimiz dağlar sadece acı mı verir? Bir dağa gitmek istemiştim, düşünmüş, hayal etmiş, plan yapmış, çantamı hazırlamış, yola çıkmış, hatta belki biraz veya çokça tırmanmıştım. Hayal etmeyi, plan yapmayı, yola çıkmayı ve tırmanmayı tecrübe etmiştim, daha öncekilere benzer ama -her tecrübe birbirinden ayrı olduğundan- başka bir şekilde. 

Bir dağa uzaktan veya eteklerinden yukarı hayretle bakmıştım. Bir dağın heybeti hem büyüler hem ürpertir, Allah'ın güzelliğini ve kudretini hissettirir. Erişemesem de bir dağı görmek, hatırlamak, kenarından geçmek güzeldir. 

Veyahut bir dağ sanmışım. Tümsekmiş, veya daha büyük yanılmışım, çakıllıkmış, veya ah ne büyük yanılmışım dünyaya ters bakıyormuşum, çukurmuş. Çukur nedir, tümsek nedir, dağ nedir, yanıldığım yerden başka bir yönüyle daha iyi öğrendim. Ve artık biliyorum bir dağa erişememiş değilim, yanlış görmüşüm, acım hafifler. Bir derin nefes alır, bir dahakine gözlerimi iyice ovuştururum. 

Öyle ya da böyle, dünya engebeli bir arazidir. Dağlara rastlar, ulaşmak isteriz, tepesinden aşağıya bir bakmak yetecektir gibi gelir, çıktıktan sonra inmek gerektiği üzerine pek düşünmeyiz, veya çıkınca daha büyük bir dağ karşımıza çıkar ve artık orada durmak ve aşağı bakmak yetmemektedir. 

Hakikat ve hikmet dağı ise çıktıkça bitmez. Yükseldikçe daha çok şey görürüz. Aşağıdan uyumsuz görünen parçalar birleşir, alakasız görünen renkler, şekiller ahenklidir, ayrı gibi görünen bazı yollar aslında aynı yere akmaktadır. 

Topografik haritamız var mı, haritamız doğru mu veya biz doğru bakıyor muyuz, erişmek istediğim dağ gerçekten dağ mıdır, o dağa erişmek istememdeki niyetim bu güzel ve heybetli dağa yakışıyor mu, yolda iyi niyetimi nasıl unutmam, o yolu götürecek gıdamız ve teçhizatımız var mı, yorulunca ne yapacağım, -eğer yalnız değilsem- yol arkadaşım güvenilir mi, çokça soru var. Sorular üzerine düşünmek istesek de istemesek de yaşadıkça yolculuğumuz sürüyor. Ve bu yolculukta bazı dağlara veya dağ sandıklarımıza erişmek isteyeceğiz, çünkü insanız. O yüzden dağlarımızı iyi seçelim ki bu dünyadan vedamız da güzel olsun.



2 yorum:

Dmsl dedi ki...

Kıvrımlarında sıkıştığım bir coğrafyaya bir yükseltiden bakmam gerektiğini hatırlattı yazın. Hayata kuş bakışı bakmalı arada.
Wellcome back✌🏻

demguzar dedi ki...

"Hayata kuş bakışı bakmalı arada." Ne güzel söylemişsin!🌻