İlk haber, Erdoğan'ın "Önünde cami bile olsa eğer yol oradan geçecekse, biz o camiyi yıkarız. Gideriz o camiyi bir başka yerde inşa ederiz." açıklamasına Chp ve Mhp'nin cevabıyla ilgiliydi. Önce Chp sözcüsü Haluk Koç şunları söyledi: "Sana camileri yıktırtmayacağız sayın başbakan. Hem de o gezideki gençlerle beraber, hani o camide içki içtiler iftirası attığın gençlerle beraber -buralarda biraz heyecanlandı falan, önemli şeyler söylüyorum heralde havasına girdi hehheh-, Odtü'de direnen gençlerle beraber, sana rant için camileri de yıktırmayacağız sayın başbakan." Beni bir gülümseme aldı, kendisine şu caps'i göndermek istedim.
Sonra da Mhp Grup Başkanvekili Vural, "Yani gerekirse Sultanahmet'i de mi yıkarsın, Süleymaniye'yi de mi yıkarsın..." diyerek geldi. Vural'ın o koştur koştur kürsüye çıkan hali bana o kadar komik geldi ki sanki dünyayı kurtarırcasına bir ciddiyet, bir telaş, bir feveran. Virvirvir virvirvir... Ha bu arada Erdoğan'ın açıklamasını da desteklemiyorum. Kendisini az çok tanıyan bir insan için, başbakanın muhalefetin bu sözünü kullanacağını tahmin edememesi ihtimali, sıfır nokta sıfır sıfır sıfır birdir. Hadi oldu da gözünden kaçtı, fevri hareket etti, bu adamın danışmanları da mı farketmedi, uyarmadı. Bana kalırsa Erdoğan böyle muhalefetin kullanabileceği sözleri onları oyalamak için ortaya atıyor ve onlar Akape'yi devirecek büyük bir şey keşfetmişcesine üstüne atlayıp kendi çaplarında eğlenirken, Erdoğan da kendi işine bakıyor. "İt ürür, kervan yürür" misali. Zaten bizde adamakıllı muhalefet olsaydı...
Bu haberden sonra Devlet Bahçeli ve Hüseyin Çelik arasındaki aksan tartışması geldi. Devlet Bahçeli, Çelik'e "kapı gıcırtısı ve akordu bozuk Ak Parti Sözcüsü" diye bir nitelemede bulunmuş. Bunca yıllık blog yazarı ve ergenim, böyle komikli sıfatlar bulamıyorum arkadaş, blogumu emekli olduğunda-olursa- Bahçeli'ye devredeceğim. Bahçeli'nin bazı açıklamaları bende "sen çok yanlış gelmişin kardeş" hissiyatı uyandırıyor. Çelik'in cevabı ise yine evlere şenlik: "Benim aksanımda doğu tesiri var. Sayın Bahçeli'de güney tesiri var. Sayın Bahçeli bunca yaşa ve tecrübeye rağmen ben bugüne kadar hala ekonomi diyebildiğini görmedim. Hep 'ekönömi' der.". Burada durur mu? Siyasetin bir faydası daha, taze çıktı: etimoloji bilgimize katkıda bulunmak. Devlet Arapça, Bahçeli'nin 'bahçe'si de Farsça kökenliymiş. Bahçeli'ye sadece li eki kalıyor ama -.- Yazııık. Elli yaşını aşmış, kelli felli adamlar çıkıp dakikalarca bu konuda konuşabiliyor, hem de ciddiyetlerini zerre bozmadan. Benim geyik yapma potensiyelim boşa gidiyor. Açılın, siyasete atılıyoruuum! Ama ama ay ben gülerim.
Devletimizin bahçeleri olsa keşke ve bütün siyaset hede hödelerini de arka tarafta derin bir çukura gömsek.

.jpg)