zengini fakiri demeden.
Şimdi en büyük özelliğimiz,
bir sözleşmenin bir tarafında bulunmak.
Oniki ay taksitli bir krediyim,
ruhum, bedenim, sesim rehin,
oniki saniye sonrasında yaşıyor olacağımdan hiç emin değilim.
Beş kuruş yok, cebimde.
Ben böyle üzerimi örtenlerle toplamda beş yüz lirayım.
Ah üzgünüm, şiiri kapatmam lazım,
Cebimdeki binbeşyüz lira çalıyor.
Bugün servisi kaçırdığımda, bir sonrakini beklerken bunu yazmıştım telefonumun not defterine. Okuldaki işlerimi hallettim, Sıhhiye servisini beklerken bilgisayar merkezinde taslaklara geçirdim yazdıklarımı. Sonra Kurtuluş'ta "fakir gövdeli yumuşak etli bir Zeyneb"le buluştum ve birkaç sevimli yüzle tanıştım, ve konu nereden nasıl dolaştıysa dolaştı -ki ben değildim eylemin faili- bu mevzulara geldi. Gözler ve düşünceler güzeldi, bütün toplu taşıma araçları her şeye rağmen güzeldi, dosttu -hele de "ağır çekim" dönüşte bir toplu taşıma arkadaşı daha edinmişken, deniz gibi-. Unutmayın, bu günler birisine yaprak hediye etmenin tam vakti.
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder