23 Ocak 2012 Pazartesi

günlük 4 (kelimeler)

Sana her gün yazamıyorum diye adına layık olamadığını düşünme günlük. Ortada böyle bir sorun yok bir kere. Kelimelerin bizi tutsak etmesine izin verme, onlar bizi değil, biz onları yönetiriz. Hiçbir kelimenin bize onları nasıl kullanacağımızı söyleme hakkı yok. Özgürlük diye tepemize çıktılar günlük, hep sen yüz veriyorsun onlara. Oysa biz kelimelerimizi üç kelime yasasına uyacak şekilde tasarladık.

 1-  Eğer bir insanoğlu bir söz yüzünden zor durumda kalırsa, kelimelerin el ele verip onu o halden kurtarmaları lazımdır.
 2-  Kelimeler biz nasıl telaffuz etmek istersek, öyle seslerle çıkarlar ağzımızdan ve biz onları cümlede nereye uygun gördüysek, oraya konarlar, son olarak biz onları hangi anlamda kullanmak istersek o anlama gelirler. Ancak bir insanoğlu kelimeleri kendine zarar verecek şekilde kullanmaya çalışırsa, kelimeler asla ve kat'a buna izin vermemelidir.
3-  Bir kelime ilk iki yasayla çelişmediği sürece kendi varlığını ve işlevini korumaya çalışmalıdır. Dilden silinmemek için her bir harfini seferber etmelidir.

Şimdi gitmem gerekiyor günlük. Isaac Asimov'un açtığı telif hakkını ihlal davası için mahkemem var. Onlara söyleyeceğim, tasarladığım kelimeler olmasa fikirlerinin çoktan çürümüş olacağını, hatta o fikirlerin oluşamayacağını söyleyeceğim onlara. Avukat tutmadım, çeneme güveniyorum günlük.

Sonra hazır gitmişken Hikmet Benol'a dava açacağım. Gitmiş Hüsamettin Albay'a şikayet etmiş kelimelerimi. Ne demek efendim bazı anlamlara gelmiyorlar. Her bir anlam için ayrı ayrı ürettik, uzmanlarımız gece gündüz çalıştılar. Bu ikinci yasaya açık bir meydan okuma olup, tamamen Hikmet Benol'un kelimeleri kullanma konusundaki yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Varsa bir dayanağı, delili göstersin, yok öyle 'çamur at, izi kalsın'.

10 Ocak 2012 Salı

Arzın Şahsıma Cazibesi

"When you fall from a diving board into a swimming pool, the entire earth rises up to meet you!"
 Fizik notları, Genel Çekim Kanunu

"Tramplenden yüzme havuzuna atladığında, bütün dünya seni karşılamak için ayaklanır!"
Dünya beni çekiyorsa, ben de onu çekiyorum. Hislerimiz karşılıklı.

Eklemeden geçemeyeceğim. Bu duruma kardeşimin yorumu:
"Yani sen hoplarsan dünya da hoplar."

Bu da şairane googlecan'dan gelen bir çeviri.
"Bir tramplen bir yüzme havuzu sonbaharda zaman, tüm dünya sizi karşılamak için yükselir!"
Şiir gibi değil mi? Ben pek sevdim.

Bir tramplen,
Bir yüzme havuzu,
Sonbaharda zaman,
Tüm dünya sizi karşılamak için yükselir.