Yıllar çok çabuk geçiyor. 2003 sonbaharını hatırlıyorum. Ankara'ya taşınmışız. Annemlerin buradaki arkadaşlarıyla akşam oturması yapılıyor. Her hafta görüşülüyor. Benim yaşlarda çocukları da var, birlikte oyunlar oynuyoruz. Bu akşam yine geldiler, bir kısmı. Biz büyürken siz yaşlanmışsınız. Şimdi artık neredeyse biz yaşlanıyoruz.
İnsan yaşlandıkça ayakta durmak için anılarına daha çok yaslanıyor. Bu yüzden ben de gelecekte birer anıya, bilgiye, beceriye, veyahut bir gülümsemeye dönüşecek bu zamanları daha iyi değerlendirmeye, boş geçirmemeye çalışıyorum. Hayat insanı usulca başka bir yerlere taşıyor. Çok da uzaklara taşınmış hissetmiyorum. Yine de ne çok şey eskisi gibi değil ve bir daha hiç öyle olmayacak. Birkaç yıl sonra buraya bakıp iç çekerim ve hey gidi derim. Bu kez nereye taşınmış olurum bilmiyorum. Bir şekilde parçalar birleşiyor bana öyle geliyor, tabi insan desenini bilemiyor. Elbet güzeldir, güzel rabbimin bahşettiği. Bize dışarıdan dikkatlice bakanlar bizden çok görüyor yarım puzzle hayatımızı. Bütününü artık ölünce anlarız. Hayr olsun inşallah.