güvercinler dizlerine kadar suya batmış.
gülümsemeyi öğrenememiş adamların,
çatık kaşlarının ortasında büyük planlar,
dudakları kemer, burunları kravat takmış.
den-iz mavi-s-iz-likte ağaç yeşili,
göğsünü kabartır, şımarırmış.
ağacın yapraklarında rüzgar, dallarında kuşlar,
bize kalan ne martı, ne kumru,
ancak ahenksiz öten kırlangıçlar.
ne denizi, ne iklimi, ne havası yerinde,
şehir demeye ne cüret, bu kentte,
kuşların kanatlarında taşıdığı bir rüzgar,
ve horozun sesiyle dağılan ışınlarıyla güneş,
arnavut kaldırımları arasında inatçı bir çiçek.
ferah, ılık ve rengarenk,
seni beklemek... -son dizeye sıkıştırılmış romantizm-
şiirin ilavesi -adeta bir "biraz da gülelim" köşesi-:
uzaklarda kıyıda kayalara çarpan dalga sesleri,
bize kalan olunca ancak yapay suların şırıltısı,


