Buraya hayatımı parça parça bırakmak hoşuma gidiyor. İnsan birçok şeyi unutuyor. Sadece rakamlar, isimler ve yerler değil; güzel anılarımız, heyecanımız, gülümselerimiz, sevginin ve dostluğun sıcaklığı, bunlar unutuluyor arkadaşlar, tehlikenin farkında mıyız?
Blogu geri dönüp okuyunca o anki halime ne kadar yakın olabilirsem o kadar yakın oluyorum demiştim. Keşke daha yakın olabilsem. Bazen kendime soruyorum, acaba bir yıl önce de, şu günde de dünyaya, insanlara ve yaşamaya dair böyle düşünüyor, hissediyor muydum? Emin olamıyorum. İnsan günlüğe de her şeyi yazamıyor ki -kimbilir kimler okuyacak yıllar sonra-, hele de gün gün yazmıyorsa.
Blog, fotoğraflar, günlük ve hafızam, hepsinin gücünü birleştiriyorum. Fakat hatırlamak istedikçe, insan hatırlanacak anları elinden kaçırıyor. Anda kalamıyorsun, yaşayıp geçemiyorsun. "Ya Bâkî, Entel Bâkî"(“Ey bekâ sahibi olan! Bâkî (son bulmayan) ancak sensin.”) diyip kalbine ferahlık vermek gerekiyor. Geçiciyiz, gelip geçeceğiz. Bu dünyadan -vaz-geçeceğiz.
Blogun ismini ve linkini değiştirdim. Bir kimliğin ağırlığını kenara koydum. Kendi ismimi belirttiğim yazıları da değiştirdim. Şu kedicikli geçmişimi de silme imkanım olsa diyorum. Geçmişimi, hatalarıyla kabul ediyorum. Yaşadıklarım geçmişimi de değiştiriyor, nehirlerin akışı gibi/kuru bir tohumu ekmek ve yağmurla yeniden yeşermek gibi/unutmak ve dönmek gibi.
25 Eylül 2017 Pazartesi
yeniden yeşermek gibi
Etiketler:
blog,
geçici,
günlük,
hatırlamak,
hissediyorum,
kedi,
nehirlerin akışı,
tohum,
unutmak,
yağmur,
yeniden yeşermek
24 Eylül 2017 Pazar
sefer de içimde tahammül de.
Şimdi bir film izlemek istiyorum, durgun, gerçek, buruk. Hiç izlemediğim halde, aklıma Kiyarüstemi filmleri geliyor. Şimdi izlesem kirazın tadını? Bilmiyorum, karar veremedim. Bir film demek, iki saatlik bir yatırım ve üzerinde kalan bir yaşanmışlık. Vaktin var mı ve sana kalanı kaldırabilecek misin?
Mustafa Kutlu kitabı aralayasım var. Ne de olsa bir kitabı hemen bitirmek zorunda değilsin. Gerçekten öyle mi? -Evdekilerin hepsini okudum. Hepsini bir anda almıyorum. Bitmesin.
Hikayeleri bir noktaya bağlamayın, bırakın. Bize de bilinmezlik kalsın, içimizi yesin. Kahramanın sonunu duymak istemiyoruz, kendi sonumuzu bilirmiş gibi.
İç dünyamı ve yalnızlığımı şuracığa bırakıyorum.
Ne düşünüyorsan yüzüme söyle. (Bunu kendime söylüyorum.)
Mustafa Kutlu kitabı aralayasım var. Ne de olsa bir kitabı hemen bitirmek zorunda değilsin. Gerçekten öyle mi? -Evdekilerin hepsini okudum. Hepsini bir anda almıyorum. Bitmesin.
Hikayeleri bir noktaya bağlamayın, bırakın. Bize de bilinmezlik kalsın, içimizi yesin. Kahramanın sonunu duymak istemiyoruz, kendi sonumuzu bilirmiş gibi.
İç dünyamı ve yalnızlığımı şuracığa bırakıyorum.
Ne düşünüyorsan yüzüme söyle. (Bunu kendime söylüyorum.)
Etiketler:
düşünce,
film,
hissediyorum,
Kiraz Ağacı kitap,
Kiyarüstemi,
mustafa kutlu,
o his,
yüzüme söyle
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)