![]() |
| by Hossein Zare Photography |
Kafamdan bir şeyler geçiyor yine. Kelimeler... Bazı kelimeler öyle hızlı geçiyor ki. Öyle hızlı, ölesiye. Bir yakalasam onları, iyileşeceğim biliyorum. Çatlamış derimin çizgilerinden içime damlayacak, çizgiler noktaya, noktalar yokluğa evrilecek. Ah, bir yakalasam. Hadi onu geç, yakaladıklarımla yetinebilsem ya. İlla ki mızıkçılık yapacağım. Bizimkisi ne öykü, ne şiir. Mağdur edebiyatı, fazlası değil. Bizlerimizde yitiriyoruz mütevaziliğimizi, haberimiz yok. Hani benim şiirlerim vardı, düz yazılarımda. Hani benim uyaklarım? Ellerimiz, ellerimiz çok güzel. Şöyle biraz kenara çekil, uzağa, ellerine bak! Yazı yazışına, kalem tutuşuna, çantanı omzuna atarken bir dur da ellerine bak be budala. Kaç yaşındayım, kaç yıldır ellerim var, hiç de terketmezler, hep de gözümün önündeler. İnsan bazen hayret ediyor. Nasıl olur da ellerimi sevmekte bu kadar geç kalırım? Bir adamı kendisinden ödünç almışsın makinenin içine, bir ağacın yansıttığı tüm ışınları yutmuşsun, bir yolu ucundan tutup o küçük delikten içeri, nasıl da azimle sonuna kadar çekmişsin. Ayaklarımızın bizi tersine çekiştirdiği yönlere, yanlış yollara böyle ısrarla sapıyor oluşumuz. Beyazın üzerine bu kadar yüklenişimiz. Işığı fazlasıyla sahiplenişimiz. Düzyazıda şiir ve fotoğrafta resimiz biz. Ah bizim bu haşarı mütevaziliğimiz. Aman Yarabbi, ellerimiz ne güzel! Teşekkürler, teşekkürler, teşekkürler.
