Buraya hayatımı parça parça bırakmak hoşuma gidiyor. İnsan birçok şeyi unutuyor. Sadece rakamlar, isimler ve yerler değil; güzel anılarımız, heyecanımız, gülümselerimiz, sevginin ve dostluğun sıcaklığı, bunlar unutuluyor arkadaşlar, tehlikenin farkında mıyız?
Blogu geri dönüp okuyunca o anki halime ne kadar yakın olabilirsem o kadar yakın oluyorum demiştim. Keşke daha yakın olabilsem. Bazen kendime soruyorum, acaba bir yıl önce de, şu günde de dünyaya, insanlara ve yaşamaya dair böyle düşünüyor, hissediyor muydum? Emin olamıyorum. İnsan günlüğe de her şeyi yazamıyor ki -kimbilir kimler okuyacak yıllar sonra-, hele de gün gün yazmıyorsa.
Blog, fotoğraflar, günlük ve hafızam, hepsinin gücünü birleştiriyorum. Fakat hatırlamak istedikçe, insan hatırlanacak anları elinden kaçırıyor. Anda kalamıyorsun, yaşayıp geçemiyorsun. "Ya Bâkî, Entel Bâkî"(“Ey bekâ sahibi olan! Bâkî (son bulmayan) ancak sensin.”) diyip kalbine ferahlık vermek gerekiyor. Geçiciyiz, gelip geçeceğiz. Bu dünyadan -vaz-geçeceğiz.
Blogun ismini ve linkini değiştirdim. Bir kimliğin ağırlığını kenara koydum. Kendi ismimi belirttiğim yazıları da değiştirdim. Şu kedicikli geçmişimi de silme imkanım olsa diyorum. Geçmişimi, hatalarıyla kabul ediyorum. Yaşadıklarım geçmişimi de değiştiriyor, nehirlerin akışı gibi/kuru bir tohumu ekmek ve yağmurla yeniden yeşermek gibi/unutmak ve dönmek gibi.
4 yorum:
Okuma listesinde görünce "Kim ki bu?" oldum, sanırım en son hür hayalli çocuklarda kalmıştım ben, selam demgüzar elveda bulutus o zaman.
Umarım isim bulma sancıların nihayete ermiştir, yorum yapmayacağım bu isme (ahaha kafa karıştırmayacağım yani yine), kafanda iyice demlenmiştir zaten.
Hehhe Beyza yorumunu görünce şaşırdım ve mutlu oldum. Yine bir gece gelmişsin :) Napıyorsun nasılsın?
Eskiden kendi gerçek ismim de vardı blogda. Tanıdığım insanlardan blogu bilenler vardı. Rahatsız olmaya başladım ve blogun ismini değiştirdim. Öyle üzerine çok düşünülmüş bir isim değil. Artık yazar olmak da istemiyorum zaten. Hepsi bulut gençliğimde kaldı :D
Böyle şok edici bir mutluluk etkim vardır... ahaha. İyiyim sevgili biyolog, sen nasılsın?
Ajan gibisin, blogspot'un kaçak insanı. ahaha.
Senin ruhun yazar ayol, tekrardan yüzeye çıkmasını bekle. Demguzar gençliği hem daha dehşet olacakmış, öyle duydum.
Hehhe peki bakalım sevgili mühendis hanım :)
Yorum Gönder