Uzun zamandır sabah erkenden uyanma, böylece günü daha verimli kullanma planlarım var. Ama bunu bir türlü gerçekleştiremiyorum. Gece yatmadan önce o kadar kararlı oluyorum ki mümkünatı yok illa ki uyanacağım. Ama sabah yatak nasıl bir çekim kuvveti uyguluyor, göz kapaklarım birbirine nasıl sıkı sıkı sarılıyor. Bu sabah da istediğim saat -sabah altı- olmasa da, annemin duygu sömürüleriyle genel ortalamama göre epeyce erken bir saatte -dokuza doğru-
Kilo verme hedefimin lokmalarıma engel olduğu bir kahvaltı sonrası bir saat spor yaptım ve yine kilo vermeme yardımcı araçlardan biri olarak değerlendirdiğim temizlik faslına geçtim. Sonrasında odamdaki eşyaların yerini değiştirdim ve eveeet parmaklarım aracılığıyla ölçerek sığmaz dediğim o kitaplık, annemin daha hassas ölçüm aletleri kullanması ile sığacağını keşfetmesi sonrasında oraya sığdı. Böylelikle odamda oluşan daha geniş bir boşluk için kardeşimin salıncağını altı aylığına kiraladım. Ben altı ay için elli lira önermiştim ama o fiyatı artırmak istedi. Anneme sorduğunda "nolcak canım beş liraya ver işte" diyince, "aylık beş lira olsun o zaman." dedi safım. İşlemi görmek isteyenler için çözüm: 6 ay*5 lira= 30 lira. Neyse bunu fark edince elliye tav oldu.
Ne kitaplar okur, ne hayaller kurarım burada ^^
Ihlamur* olması gereken vakitten yaklaşık dört saat geç geldiği için -her zamanki gibi-, Herland hakkında yetiştirme umudumu kaybettiğim essay'imi yazıverdim. Muhteşem fikirler, derinlemesine bir inceleme değildi belki ama -nitekim kitabı bitirememiştim bile- ben yazmıştım yahu. Hem de şipşak, bir buçuk saat bile sürmedi.
Kek dediğin şey beş dakikada yapılıyor arkadaş. Üç tane çatırt, sonra dört beyaz bir sarı -şeker, süt, sıvı yağ, un, kabartma tozu-, vırvırvırvır -mikser-, tepsi, fırın. Budur. -yemek blogu olmaya doğru bir gidiş?-
Ihlamurla birlikte -tugetır- ergenlik sorunumuza bir açıklık getirdik. Ergenliğe girince o kadar derine inmişiz ki çıkamıyoruz. Ergen ruh hallerinde debelenip duruyoruz. Çözümü bulamasak da en azından sorunu tespit ettik. Elde var bir.
Ihlamur beni bilgi ve araştırma üzerine kurulu olarak tanımladı. Kendimi bir kitap gibi hissettim. Ha bir de benden iyi psikolog olurmuş. Buğday* bunu demeyecektin dedi bölüm değiştirme ama cesaret edememe eğilimlerimi ve bu sürecin sancılarını bildiğinden ve dahi bizzat yaşadığından.
*Ihlamur yanında çok rahat olduğum, durmadan güldüğüm, saçmaladığım, dalgalarıma, takılmalarıma alınmayan yakın arkadaş. Buğday da kardeşime bulduğum yeni isim.
Günlük yazmak ne zor hedeymiş. Yok karakterleri tanıt, detay ver, fotoğraflarla süsle falan.
11 yorum:
O salıncak için her şeye değer :) Ne güzel olmuş, dediğin gibi oku, hayallere dal :)
Eliane daha güzeli senin olsun =) ve dileklerin için teşekkürler ;)
Koyacak yer olsa bir an düşünmem :) Zira ablamla zor sığışıyoruz :D Ben de teşekkür ederim :)
Ay ben de hep evin en küçük odasına atılmışımdır -atarlıyım- Şu an kitaplığımın alt kapakları tam olarak açıldığında önünde boşluk kalmıyor. Yani önce bir kapağı açıyorum sonra iki kapak arasında kısma giriyor, sonra da ikinci kapağı açıyorum Sandiviç'in peynir kısmı oluyorum :D
:D :D Sesli güldüm. Olsun ama iyi yanından bak + bonus olarak salıncağın var :)
Ayrıca bunu belirtmeyi unutmuşum. Önceki düzenimde yattığım yerden hem ışığı söndürebiliyor hem de kapıyı kapatabiliyordum. Günümüz gençleri için bu büyük bir lüks :D Hatta bir arkadaş ortamında uzaktan kumandalı ışık söndürme mevzusundan bahsediliyorken bunu söyleyince bir vaay falan demişlerdi, gıpta dolu gözlerle süzmüşlerdi beni :D
Ama olsun tabi salıncak için değer =) Henüz denemedim ama yatağımdan kitaplığa tutunarak sarktığımda ışığı söndürmem mümkün olabilir artık kapıyı da kapatıp geçerim yatağa. O yataktan kalkmayacağım ya işte :D
Bir dakika, o 8'de kalkma olayın hiçbir plan, sorumluluk, mecburiyet olmadığından, sadece verimi arttırmak amacıyla kendince ortaya çıkmış bir eylem mi? AYSENİPİSSİKO. Hiç güzel bir şey değil, bütün gün hayalervari oluyorsun bir kere. Gözlerinden insanlar senin keş olduğun varsayımını bile çıkarabilir. ahahahsdf.
ahahahaaa, kardeşinle pazarlamana sırıttım.
Oooooh, güzel de olmuş ama.
Kek de, nasıl bir kek senin o dediğin? Mesela ıslak kekin sonrasında üzerine yine önceden ayırdığın sıvısını dökmesi var, ya da limonlu kekse limon kabuğu rendelemesi falan filan, limon suyu da. LÜTFEN, kekleri küçümseme! ehehe.
Sen farkında değilsin; ama şartlı ergenliktesin bence. Yani, şöyle ki, sen zaten çoktan coşup çıkmışsın kızııııaaaağm. Yüzleşmek istemiyorsun bence. Büyüdüğünü kabullenmek zor geliyor. Her an geri kaçmak istiyorsun oraya. Büyük gösteriyorsun yaaaah işte. - her ne kadar görmemiş olsam da. - Tamam özetle, "ergenim" deme yaaa zırt pırt. Kız bile kendisini ergen görürken ben nasıl büyütmüşüm? oluyorum. ahahahaa.
Amaaaaağ, kaplumbaaağ değil miydiiğ o yaaağ? - bu ne iğrenç, katledişli bir cümledir? ÖFFYK. -
O zaman, Ihlamur'la ilişkin daimi olsun da diyelim.
Son olarak, kamooooğn, günlük yazmak nasıl zor olabilir ki? KAMOOOĞN.
En son olarak da, en son olmayarak da, sonsuzluğa da gitmeyerek de, bir sona ulaşarak da - ve ne diyeceğimi yemin ediyorum kaybettim, toparlayacağım ama. - sana şunu söylemek isterim ki: "Günün anlam ve önemini belirtmek üzere kedicik'i sahneye davet ediyorum."
Birkaç kere denemiştim erkenden kalkmayı. Günün acayip verimli geçiyor. Sanki 24 saat değil de iki katı gibi. Ayrıca sabah sekiz bile değil, altı :D Çünküüü yetişkin -ruhen ısrarla ergen olsam da bedenen yetişkin sayıyorum kendimi- insanlara 5-6 saat uyku yeterli. Öyleyse biz niye en az 8 saat uyuyoruz yahu zaman israfı. Sonra da onu yetiştiremedim, bunu yapamadım, tabi uyu sen uyu. Konuşmaya gelince böyle ama uygulamada bir türlü yapamıyorum ya bugün de kalkamadım :/
Yok küçümsemem kekleri küçümseyemem. Hani ben çok kolay yapımı, herkes yapsın, yesin yedirsin olaraktan şey etmiştim. Benim yaptığım ıslak kekti. Üstüne dökme kısmını atladım canım. Hadi onu da bir dakika da dök, olsun altı dakika :D Of canım kek çekti yine, hala duruyor da dünün dününün keki :D
Büyüdüğünü kabullenmek istememenin -bunu 5 yaşımdan beri istemiyorum zaten- etkisi olabilir bu ergenlik sanrısında. Görmüş olsan da büyük gösterdiğimi düşünürdün =)
Kaplumbağa ne? Kardeşimi diyorsan tırtıldı o :D
Teşekkürler. Bizim ilişkimiz de daim olsun ;)
Ya bana özellikle fotoğraf çekmek zor geldi. Şu açıdan mı çeksem bu açıdan mı karar veremedim -oh cliche- Bir de karakterlere isim bulmak biraz vakit aldı. Ama bu işi sevdim arada bir yaparım artık. Davet de ettin madem =)
oturak çok güzel gözüküyor :) takıpteyım senı bende beklerım:)
http://zuutrendss.blogspot.com/
bende de aynını olur hep akşamki kararlılığım o kadar büyüktür ki sırf o inançla kalkarım la ben saate bilenem gerek yok derim bazen sonuç ziroooo:)) bi de tatilde vakit geçirememe gibi bi olay olunca boş bünye tabi uykuya sardım sarıldım iyice şimdi biyolojik saat değiştirme çabası:))
o şiiiy ne güzel öyle onda ne kitaplar okunur ne hayaller kurulur odama sıvışamazken benimde olsaydı nolurdu nolurdu dedim şu an güle güle kullan darısı da başıma yine de sevdasından vazgeçmemek işte buu:)) kirasını da yesinler ne güzel la o küççük kardeşim olaymıştı otuza tav oluyomuş az daha :)))
veee son olarak kediciiikiim sen yaz yaz erinme okuyalım acık gülelim değil mi ama:))
sevgiyle kaal :))
Zuuu teşekkürler, bakıyorum şimdi =)
Şeymacan aynen ben de biyolojik saatimle uğraşıyorum. Kaç yıldır bir düzen getiremedim. Geç yatıp gepgeç kalkmaya nasıl kolay alışıyor da erken yatıp erken kalkmaya alıştıramıyorum keratayı.
Daha güzelleri senin olsun öyleyse ;) Şu an ben de biraz sıkışık durumdayım odamda ama olsun mutluyum ^^ Babam gelip dalga geçiyor, senin odan zaten küçüktü bir de bunu koymuşsun diye :D Bu küçük odayı ben istedim sanki :D
Kocaman sevgiler ;)
Yorum Gönder