12 Eylül 2012 Çarşamba

Mimiko yedi

Beyaz Sayfa beni mimlemiş. Ben de yapıverdim çabucak.

Günün nasıl geçti? 

Farsça ders almaya başladım. Bugün ilk dersimizi yaptık. Çok hoş bir dil. Ve Türkçe'yle o kadar çok ortak kelime var ki.  Bilmediğimiz bir dil olmasına rağmen harflerin yazılışlarını gösterirken örnek kelimeleri birlikte bulduk hocayla diyebilirim ve söylediği birçok kelimenin anlamını açıklamasına gerek kalmadı. Bir zamanlar dilimizi Türkçeleştirelim diye yozlaştırmasalarmış çok daha fazlası olacaktı belki. İlk derse göre dile fazlasıyla aşinaydık -buğday ve ben- 

İsim vermeden bahset;

2004 yılında Afganistan'dan Türkiye'ye göç etmişler. Aslen Özbek Türkü. Burada doktora yaptıktan sonra Kabil Üniversitesi'nde Türkoloji Bölümü'nü kurmuş. Hem Farsça, hem Özbekçe, hem de Türkçe biliyor, muhtemelen Hazaraca ve Peştuca da. Birbiriyle akraba dilleri bilmenin, özellikle ortak kelimelerin telaffuzunu ve de hangi kelimelerin ortak hangilerinin olmadığını karıştırmaya sebep olduğunu gözlemlememe sebep oldu. Bilin bakalım bu kim? 

Neden hep cam kenarı;

Başımı yaslayıp düşüncelere dalabilmek için. Bir de cam kenarında oturunca tek başımaymışım gibi hissediyorum. Tıka basa otobüsten soyutlayabiliyorum kendimi. 

Bugun kendin için ne yaptın;

Bugün kendim için kek yedim -küçücük mutluluklarım- Birazdan da kendim için rapor yazacağım. Hep kendim için yaşıyor gibiyim aslında.

Twitter ana sayfanı aç ilk gözüne takılan; 

Twitter kullanmıyorum.

Düşün ki o bunu okuyacak; 

kim?

Kahkaha atmana sebep olan karikatürler;

Dergilerde ya da internette denk gelmek haricinde pek karikatür bakmam. Küfre dayalı, aciz ama yaygın mizah anlayışımız da beni rahatsız ettiği için günümüz medyasının komedi ürünlerine pek ilgili değilimdir. Güldürmesinden ziyade düşündüren karikatürler ilgimi çeker, bir de kara mizah.

Klavyeye bakmadan bir şeyler yaz;

Off birkaç kere denedim bunu yapmayı. Ama gözüm klavyeye kayıyor. Ben ekrandan kontrol ederek yazarım yani kalvyeye bakmaya pek igtiyaç duymam arada bir  kontrol etmek haricinde ama ekrandan kontrol ederlen llavteti görüyorum. İu an jharfşer laydo galiva -şu an harfler kaydı galiba demenin hem klavueue hem ekrana bakmadan yazılmış şekli-

Bir cümle düşün sonra kelimelerin yerlerini değiştirerek yaz; 

Kelimelerin bir yaz, sonra cümle yerlerini değiştirerek düşün.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Kocaman sevgilerimi gönderdim sana canım :)

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

Farsça öğrenerek Edebiyatçı olmak için bir adım atıyorsun, sanıyorum? ehehe.
İsim vermeden bahsettiğin acaba hoca mıdır ki? - Selamlar, ben kahin. Değilse de, selamlar ben kahin yine. BOZMA. ehehe. -
Kendin için kek yerken, ne kadar kalori aldın biliyor musun seeeeen?
"Twitter kullanmıyorum."un yanına; "....ama yakında kullanabilirim de." geleydi ya.....
Okuması beklenen kişi yabancı diye mi ingilizce, yoksaaaam öylesine mi işte? - Çok özel oldu, eveeeet çeviriden yola çıkarsak. - Önce görmek değil aslolan, çünkü görmek aslında bir kavramdan ibaret. Hissetmek orada asıl mevzu bahisin içinde dolanan. - NEYSE SUSTUM. -
Ben de klavyeye bakmadan yazarım heeeep.
ahahahaaa, gözümüzün önündekini yaratıcılıkla harmanlayıp sunmuşsun. Tamam.

Oldu o zamaaaaaan, çolukçocuğa selamlar, kaçtım.

demguzar dedi ki...

Beyaz Sayfa kocaman teşekkürler ;)

Beyzacan, aslında Farsça'yı kardeşim öğrenmek istiyordu. Hatta kitap almış kendi kendine çalışıyordu. Sonra böyle bir imkan olunca ben de katılıyım iyi olur dedim. Edebiyat kısmı da sebeplerden biri. Hoca ilerleyen derslerde bize şiirler öğreteceğini söyledi, çok hoş =)

Evet doğru bildin, hocaydı bahsettiğim. Aklıma o an bahsedecek kişi gelmedi bir de yazıda bir nebze de olsa bütünsellik yakalayayım istedim =)

Kalorileri hatırlatma yahu. Benim gibi tatlı tutkunu biri için az bile yedim :D

İngilizce bildiğimi göstermek için şeetmiştim eheheh

Çolukçocuk da seni özlemiş beyza teyzeleri -hep o getirdiğin çukulatalar sayesinde- :D