26 Şubat 2012 Pazar

Özgür Harfler Ağacı

Kelimelerin sayfalarda bırakacağı izlerden korkan bir kalem yazmaya başladı. Hiçbir silginin silemeyeceği, kağıdın içine işleyen, üzeri karalandığında dahi kurşunun şeklini aldığı izler ne çok korkutur küçük hesapların yazarını. Oysa özgürlük sonsuz beyazlıktaki dokunulmamış sayfalarda değil, bir ruhun yansımalarını kaygısızca taşıyanlardadır. Kalemin kendini evinde hissettiği, kelimelerin bilinmez yolculuklarda konakladığı... Özgür sayfalarda çirkin yazı yoktur, karalanan kelimeler de öyle, belki üstü çizililere rastlanabilir ancak, o da yalnızca okurun kafası karışmasın diye. O yazılar ki ulaşılmaz düşüncelerin elekten geçmemiş halidir, o yüzden öyle saf ve değerli.

Hızlanır kalem saniyelerin birbiri üstüne bindiği acele vakitlerde. Harfler birbirine yaklaşır, yaslanır, kimisi kucağında bebek harfler taşır. Kalem kaybedeceğini bile bile düşünceyle yarışır.

Harflerin değişkenliğini çaresiz kabullenir kağıt. O harfler ki bir çocuğun elinde büyür, doktorun elinde karmaşıklaşır. Kimi zaman çocukların çevresinde toplandığı masallar anlatır, kimi zaman bir gazetede köşe yazısı olur, insanlar sağa sola ayrılır. Hakim dinler, hükmü verir, yaz kızım yazar; i  d  a  m. Harfler boynuna dolanır adamın, adamın harfleri boğazına tıkanır, adam ağaçta sallanır.

6 yorum:

dayatmalarda kayboluş dedi ki...

kimi zaman da harfler özgürlük verir idama mahküm ruhlara..

demguzar dedi ki...

ne doğru, harflerin rolü büyüktür ruhların özgürlüğünde.

The Merika dedi ki...

bak bunu çok sevdim pisicik:) başarılı

demguzar dedi ki...

bu yazıyı ben de pek seviyorum, teşekkürler merika =)

Beyza Mollaahmetoğlu dedi ki...

OYHS. Harflerin gücü adına, güzel bir anlatış, tatlı bir üsluba sarılmış hoş nitelendirmeler.
Ama nahoş bir son. Ama düşünce özgürlüğünün serbest bırakılmayışına bir atıfsa, offff, mükemmel gönderme.
Klavyeni yesinler. Yuğ ar birilyınt.

demguzar dedi ki...

Yani dur bi düşünüyüm atıf yapmış mıydım? İnanır mısın karar veremedim. İnceden dokundurmuş gibiyim ama o niyetle başlamamıştım yazmaya. Yeni defterime yazdığım ilk yazıydı. Böyle ben güzel defterlere yazmaya korkarım. Tükenmez kalemle başlayamam, hata yaparım diye. Sonra o defterin konusu neyse yani ne için ayrılmışsa ondan farklı bir şey yazma korkusu olur -mükemmelliyetçi kişilik dışavurumu- Bu düşüncelerle başlamıştım bu yazıya da ama sonu böyle oldu =) Defteri bir görsen hele çok berbat bir halde, gelişigüzel düşünceler, ufak notlar, yarım cümleler, üstü çizili kelimeler, atlanmış sayfalar... Bir ara düzenlemem lazım.