Geçenlerde, disability dersinin ödevi için bir kısa film izlemiştim. Yıllar önce çekilmiş kısa filmde yürüme engelli, dokuz yaşında bir kız çocuğu engelliler için tasarlanmış ayrı bir okula değil, normal çocuklarla okula gitmek istediğini anlatıyordu. Orada çocuklardan olumsuz tepkiler alabileceğinin, kendisiyle alay edenler olabileceğinin de farkındaydı. Bunlara karşı ne yapacağı sorulunca, "I'll find a way" -Bir yolunu bulacağım diyor. Zaman zaman umutsuzluğa düştüğüm şu günlerde bana güç veren, bundan tam otuzyedi yıl önce çoğumuzdan çok daha zor bir hayata büyük bir umutla bakan küçük bir kızın bu cümlesidir işte. Bu bile başlı başına öyle güzel ki.
Kendinde binbir mümkünün var olduğunu hisseden, fakat bunlardan yalnız bir tanesi olmaya rıza gösteremeyen* bu yüzden gelecek hakkında fazla düşünen ve çok düşündüğü için az yaşayan insanın arada sırada bunu söyleyip, yaşamaya devam etmesi gerekiyor.
-I'll find a way.
* "...Kim olacağımı bilememekten ötürü tasalanıyorum; kim olmak istediğimi de bilmiyorum ama seçmek gerektiğini pek iyi biliyorum. Nereye gitmeye karar verirsem beni yalnız oraya ulaştıracak olan güvenli yollarda yürümek istiyorum fakat bilmiyorum, ne istemek gerektiğini bilmiyorum. Kendimde binbir mümkünün var olduğunu hissediyorum fakat bunlardan yalnız bir tanesi olmaya rıza gösteremiyorum. Ve her an yazdığım her sözün, her yaptığım hareketin, çehremin silinemeyecek yeni bir çizgisini meydana getirdiğini düşündükçe ürküyorum. ..." Andre Gide
3 yorum:
i hope we will find a way...
(Gide ne güzel anlatmış yahu...)
Bir yolunu bulamasak da bir yolda gidiyoruz, iyi ya da kötü. Demek ki bir yolunu bulmuşuz :S
I know the road is long
Give me the 'light'
Make me strong
derdi Sami Yusuf abimiz olsaydı =D
Yorum Gönder