Beyaz Sayfa beni mimlemiş. Mim on beş yıl sonra kendimizi nerede, nasıl gördüğümüzle ilgili.
Onbeş yıl sonra otuzdört yaşında olacağım. Ürkütücü! Ben ki bütün çocuklar büyümek isterken, on sekiz yaş büyülü bir yaşken gözlerinde, hep çocuk kalmayı istemiştim. Geriye gitmeyi -gençleşmeyi- isteyecek kadar kuvvetli olmadığından belki hayal gücüm hiç değilse olduğum yaşta kalmayı düşünmüştüm. Yirmi yaş bile benim için yaşlanmak demekken siz karar verin ne kadar umut dolu yazabileceğime.
Bir kere o koca onbeş yıl her zamanki gibi göz açıp kapayana kadar geçmiş olacak. Burda duraydım böyle, tam burda... Böyle kollarımı açaydım iki yana... Tutaydım onu, tutaydım onu ben... Geçme diyeydim... Geçme zaman... Ama olmuyor maalesef, gerçek dünyadan merhaba.
Şu an mutlu olduğum işi yapmadığıma göre muhtemelen o zaman da hayallerime ulaşmış olmayacağım. Aralarda kalmış, sıkışmış bir insanım ve bir tarafı seçecek yeterli cesaret ve kararlılık yok bende. Bir an toplasam bile pişmanlıklar yakamı bırakmaz biliyorum. Benim hayallerim bu dünyanın gerçeklerine uymuyor. O yüzden gerçekleşmemesine pek üzülmemem lazım ama olmuyor işte öyle, yürek bizimki de. Hayallerim bu dünyanın değilse basit bir mantık yürütmeyle ben de bu dünyalı olmamalıyım. Öyleyse neden burdayım? Durun kapatmayın uzaylı olduğumu iddia etmiyorum. Sadece yirmibirinci yüzyıl insanı değilim ben. Ondördüncü ve onsekizinci yüzyıllar arasında yaşamayı isterdim. Hem daha küçük bir dünyam olursa, daha basit hayaller kurardım belki. Böyle mutsuzluk saçtığım için üzgünüm -yeterince üzgündüm zaten bu da neyin nesi?- Birazcık moralim bozuk olduğu için böyle ağır bir hava oluştu. Zaten suç benim kimliğini bulamamış hayal dünyamda. Yoksa şikayet edemeyeceğim harika bir hayatım var. Belki biraz daha büyürsem daha tumturaklı hayaller kurabilirim. Neden olmasın?
On beş yıl sonrayı tahmin etmesi çok zor. Çok çok uzak ve görüş alanım sınırlı. Ama şunu biliyorum ki küçük şeylerle mutlu olmayı bildiğim için yine gülümsemeye devam ediyor olacağım. O zaman sen de gülümse! Hem umut hep var! -optimist kedinin dönüşü-
Mm bu mimi kimlere postalasam?
Bu mimi daimi mimleyicim Beyzacan'dan önce yapmış olduğum için nasıl mutlu oldum! O zaman mimlendin!
Uyuşuk hayalperest,
Luna,
Depresif Polyanna,
Geveze,
Ainariel,
Jane Doe,
Kuulumsu Kadın
Juliet
Tuba Didar
Kırmızı Başlıklı Pollyanna
Hüzünseven
Aslınıngezegeni.

19 yorum:
bende o tumturaklı hayallerden istiyorum ama :):):)
Hakkaten çabuk geçecek o 15 yıl.
Aynen diyorum aynen.. hiç geçmese ve geri gitse.. :)
ehem uhem yazacagm bende,bunu da okuyacagm daha sonra:)
"Aralarda kalmış, sıkışmış bir insanım ve bir tarafı seçecek yeterli cesaret ve kararlılık yok bende." Ben de kendimi aynen böyle hissediyorum. Keşke daha kararlı ve cesaretli olabilseymişim diye. Ama belki gelecekte olabiliriz? Umuyor ve diliyorum bunu.
Mim için teşekkürler :) en kısa sürede yazmaya çalışacağım.
Beyzacan, hehe onu ben de çok sevdim gidip gidip okuyorum hatta -megalomanya-doğru mu yazdım acaba?--
Hayallerime ulaşmama gerek yok, hayallerim bana ulaşsın yeter. Öyle uçmasınlar canım yüksekten. =)
Beyaz Sayfa, hepimizin dileği =) gerçekleşmesi umuduyla ;)
Uyuşuk Hayalperest Benjamin Button hesabı =)
DepresifPolyanna oku oku bu tam senin adına uygun bir yazı oldu. Başı depresif, sonu polyanna oldu =)
Ainariel arada kalmak kötü bir duygu gerçekten. Biraz kararsızlıktan, biraz da çok düşünmekten kaynaklanıyor. Olabiliriz umarım =)
Hakkaten basi ne mutsuz olumsuz oyle amaaan :))) sonuda hos ama,hayatn gercekleri 34olacaksn belki daha guzel olacak hayat ozaman :))
Haklısın Depresifpolyanna 34 aslında çok büyük bir yaş değil ve belki de musmutlu olacağım o zaman. Ama genel olarak yaşlanmaktan korkarım ben, kimbilir belki mutluluğumun pekiştirme ekleri artacak yaşlandıkça ama yine de bir tedirginlik var =)
yaaa mim yazmayı manyak gibi özlemişim ha. TEŞEKKÜR EDERİM KEDİCİK.
gülümseyelim ya, umarım on beş yıl sana muhteşem ötesi şeyler getirir :*
eheehee kediciik bu duygulu yazından sonra açtım staj postlarını okdum ve az önce bulunduğum karanlık duygulardan eser kalmadı soriii :))
demek yanlış zamanda olduğunu düşünen tek kişi değilim ki ya da yanlış yer de değilim değilim ben uzaylı değiliiim:)))
ben 29 da takılıp kalmayı planlıyorum bi kaç gündür ne gereği var otuza geçmeye :))
kararsızlık cesaretsizlik bir hastalık mı ola yazının üstüne okuduğum yazılardan ötürü yazıyı hatırlama çabama yorumları da seferber edince bunu da söylemem gerek dedim zira hastalıksa çoktandır geçmedi ben de kronik bir hastalık olsa gerek:))
eheehee 15 yıl gizem dolu hiç sevmem öyle gizemli işleri de huyum kurusun:))
Doğru yazdın kedican. Ben Egomanya'yı daha çok severim ama, kullanmayı yani. ehehe.
Olsun, bırak uçsunlar. Belki şansa yakalarsın. ehehe.
Geveze güzel dileğin için teşekkürler. Sevinmene de çok sevindim. Merakla bekliyorum yazacaklarını. =)
Şeyma o karanlık duygudan eser kalmamasına sevindim. İnsanları hüzne boğmak hoşuma gitmiyor yazılarımla . Yirmidokuz değil yirmi de takılsak ya =) Yirmidokuzmuş otuzmuş pek ayırt etmem heralde o yaşa gelince. Artık hastalık mı ergenlik mi bilemiyorum. Geçse iyi olur. =)
Beyza egomanya kendi üretimin heralde? öyleyse yayıyım ben bunu :D
Tabi ki de, kendi imalatımdır kendileri. ehehe.
yaymaya başlıyım o zaman ben :D
"Onbeş yıl sonra otuzdört yaşında olacağım. Ürkütücü!" Ürkmene gerek yok :) şimdi sen daha küçücük olduğun için ilerisi sana upuzun bir yol gibi gözüküyor,küçükken hep öyle olur ben 40 yaşındakiler için yaşlı derdim.Oysa şimdi yaşlı demek 65 üstü demek :)
vaov ilginç bi mimmiş. teşekkür ederim :)
Emili babaannemde öyle söyler. Gençken altmış yetmiş yaşındakiler için çok yaşamış dermiş. Şimdi kendi o yaşları buldu, ölmek istemiyor. Daha bir sürü torunu var evliliklerini göreceği, ondan sonra torunlarının çocuklarını görmek isteyecektir muhtemelen =) En basit yaşam tarzında bile insan bekleyecek bir şeyler buluyor =)
kırmızı başlıklı pollyanna yazını bekliyorum merakla =)
ay ben 15 yıl sonra 42 yaşında olacağım. belki de hayatın anlamını çözerim o zaman hı ? :)
".. Böyle kollarımı açaydım iki yana... Tutaydım onu, tutaydım onu ben... Geçme diyeydim... Geçme zaman..." sanırım güldüm :))
teşekkür ederim mim için kedicik^^ bi'onbeş sene sonra sevdiğin işte çalışırsın inşallah. küçük şeylerle mutlu olmanın yanında :)
missipisi neden olmasın? ;)
Kuulumsucum umarım öyle olur. Yani mesai insanı değilim ben ama pek yorucu olmayan, haftanın üç günü falan, tabi öyle bir iş varsa dünyanın bir yerlerinde, gelse bulsa beni hoş olur =)
Yorum Gönder