8 Mayıs 2012 Salı

Kimsesiz Mektuplar 3- java kitabıma

Sevgili Java kitabım,
Çok şekersin. En sevdiğim ders kitaplarından birisin. Okurken su gibi akıyor bilgiler beynime ve sayfalar alelacele katlanıyor birbirinin üstüne. Zıplayan toplar, tic tac toe'lar, adam asmacalar yapıyoruz seninle birlikte. Çizgiler, butonlar, metinler ve renkler. Doğru parçaları birleştirirsek uçan halı bile yapabiliriz bence. Ve seni okurken gofret yiyorum genelde. Ki ben gofretimi herkesle paylaşmam bilirsin.

Ancak bir maruzatım olacak. Bu kadar kocaman olmak zorunda mısın? Derli toplu olman hoş tabi. Aradığımız her şeyin tek bir başlangıç ve tek bir sonu olması. Şu dünyanın gerçeklik düzleminde alışılmadık bir yekpare oluş. Ama bir düşün, önünde keşfedilmeyi bekleyen yeryüzünü, gökyüzünü, birbirinden değişik insanların yüzünü. Seni park bahçe, sıra masa gezdiririm. Bir kitaplık rafına tıkılmışlığın dolup taşan sıkıntısı, buhar olup uçuşur.

Ben isterim ki, çalışmam gereken üniteler, ihtiyacımın yoğunluğuyla özgürlüklerine kavuşsun, dağılsın parmaklarıma, sığsın çantama. Ve dahi bir göz hareketimle, açılsın sayfalar. Kodlardan masallar kur, çalıştır ve anlat bana geceleri. Bu mektubun biraz daha uzaması halinde, hayal gücümün derinliklerinde kaybolmandan korkar, gözlerinden öperim.

Gönderen: Kedinin emektar omuz ve sırt ağrıları ve ağrıların çocukları ah uh sesleri

Alıcı:  Tam adı "Introduction to Java Programming" olan Java Kitapçığım (çık şüphesiz bir sevgi eki olup, kesinlikle küçültme eki olarak kullanılmamış olduğu ekteki belgelerden de rahatlıkla anlaşılabildiği üzere; ekteki belgeler

Mutlu mesut yaşamakta olan 1366 sayfa, balkondan aşağı sarkan rengarenk çocuk kağıtlar ve kalemliğin görkemli gölgesinin bir parçası
Bahsi geçen tictactoe'lar ve bahsi geçmeyen arabalar

)


Hiç yorum yok: