Kendi gideli çok oldu. Bilmiyorum nasıl şimdi ve nerede ne yapıyor. Bir masanın üzerinde yazdığı ismi kalmış. Hikayesini kim bilsin.
İşitme cihazından utanmasını, konuşmakta zorlanışını, kaybettiği nenesinin içinde yanan, tüten bir şeye dönüşmesini, ablasının başarısının altında ezilişini, başını kaldırıp geleceğe baktığında göremediklerini ve içinde kaybolmamaya çalıştığı karanlığı kim ne bilsin.
Bizden de hikayesini bilmedikleri bir iz kalır, eğer ki bir şey kalırsa.
-Bu yazıyı yirmibeş ekim ikibinonsekizde staj notlarımla ilgilenirken yazmıştım, stajda tanıdığım bir çocuktan ilhamla. İnsan bazen kendi hayatının derinlerine öyle bir dalıyor ki yüzeyi, kıyıyı, havayı, güneşi unutuveriyor. Ben de unutmak istemediğim bir tufanı yazdım. Tufan kendi içinde denizde kopan bir çığlıktır belki ama bana kıyıyı hatırlatır. Böylece kendi denizimin derininde bir nefes alabilirim.

2 yorum:
Herkesin içinde kopan bir tufan oluyor muhakkak. Kimininki kıyıdan görünür kimininki görünmez.
"İnsan bazen kendi hayatının derinlerine öyle bir dalıyor ki yüzeyi, kıyıyı, havayı, güneşi unutuveriyor." Benim için mutat olan bu :/
Yorum Gönder