"Yirmi üç yaşımda bir begonya gibi yaşamak gerektiğini öğrendim demiştim. Bir begonya gibi, hiç kimsenin ilgisini beklemeden, şuracıkta, kendi kendine, öyle güzel çiçekler açarak.
Yirmi dört yaşımda, bir begonya gibi yaşamanın yetmediğini öğrendim. Kimsenin ilgisini beklemeden, çiçekler açarken birçok şeye katlanmak ve beklemek zorundasınızdır. İnsanlara, gökdelenlere, birtakım yapaylıklara, kalabalıklara, fazlasını bilmenin ağırlığına, bilememenin çaresizliğine, içsel ve dışsal yargılara katlanmak zorundasınızdır. Bunlara rağmen çiçek açmak kolay değil, fakat kıymetli.
Pencereden bakıyorum. Apartmanlar arasında kalmış bir kavak ağacı dikkatimi çekiyor. Sonunu beklerken geçirdiği hayatın tadına varıyor. Rüzgarda yavaş yavaş sallanmasından ve dallarında beslediği kuşlardan bu fikre kapılıyorum. Gölgesinde gecekondular açıyor. Şimdi biraz da bu kavak ağacı gibi yaşamak gerekiyor diyorum. Ne zaman kesileceğini bilmeden ve pek de umursamadan evlere gölge ve kuşlara yuva olmak...
-Yaşamak zor, fakat çok güzel.
Elhamdülillah."
Bu yazıyı yirmi beş yaşımda yazmıştım. O kavak ağacının yerinde şimdi bir apartman var. Yavaş yavaş dolacak. Altına yeni bir market açıldı. Kuşlar balkonlara misafir, o evlerdeki insanları bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, gecekondular yıkılmadan az bir zaman önce evlerden birinin altındaki epey işlek araba yıkamacının sahibi, işi bir başkasına devretti, dükkanın yakında yıkılacağını söylemeden.
Yirmi yedi yaşımda, nereye gidiyorsan kendini yanında taşıdığını yaşayarak öğrendim. İnsanın başkasını kınayarak yalnızca kendini kirlettiğini, kendi nefsimi temize çıkaramayacağımı, fakat kalbimi temiz tutmaya çabalayabileceğimi, insanın yalnızlığının tam olarak dolabilecek bir şey olmadığını ve bunun insanı Allah'a yaklaştırdığını, hayatın amacının yalnız ve yalnızca marifetullah olduğunu çok daha iyi anladım.
Ahiret var buna tüm zerrelerimle inanıyorum. Saartjie Baartman'ın yaşadığı acı sahipsiz olamaz ve bana öyle geliyor ki Mohammad Bzeek'in ecri bu dünyada verilemez.
Allah'a hüsnü zanım var. Hüznün iyi gelen, büyüten, öğreten tarafı bana bunu hatırlatıyor.
Bu dünyadan hayırla, huzurla göçmek dileğindeyim. Fevkalade memnunum dünyaya geldiğime.
Verdiğine de vermediğine de, güldürdüğüne de ağlattığına da sonsuz kere hamdolsun.
1 yorum:
Bu yazı da bana çok iyi geldi, çok çok iyi geldi. Tekrar tekrar okumalık ❤️
Yorum Gönder