Mesleki kitap okumaktan iki çift kurguya hasret kaldım :) Neyse ki hayatıma uzaktan bakınca yaşadığım trajediler komediye dönüşüyor. Dün hayata dair büyük dersler öğrendim. İnsanların kolay para kazanmak için neler yapabildiğini gördüm. Benim gördüğümden çok daha fazlasını yapıyorlardır elbet ama yaşadığım cam fanusta bu kadarı bile fazla geldi. Bir de insanların çok kolay yalan söyleyebildiğini gördüm. Kendime dair ise bu kadar doğrudan konuşan, düşündüğünü hemen söyleyen ve engellenmişlik ile haksızlıkta parlayan taraflarımı epeeey bir törpülemem gerektiğini fark ettim. Bir şeyi söylemenin bin yolu var ve düşünmeden, doğrudan ve sinirle söylediğinizde en doğru yoldan en uzak yol olabiliyor. Ayrıca bazen bin yol da olsa bazı şeyleri söylememek gerekiyor. Artık bu böyle olmalı, o da bunu bilmeli'den uzaklaşıp muhatabıma göre konuşmayı öğrenmeliyim. İnsanları kendi doğrularınla düzeltmeye çalışmak kibrin dev bir yansıması olsa gerek. Eğer o insanla bulunduğunuz odalar farklı cephelere bakıyorsa, herkesin penceresi kendine manzara. Ve öfke bir insanı olduğundan çok daha kötü gösteriyor gözünüze. Annem, öyle olabilir ama bu o insanı çöpe atacağız demek değil dediğinde fark ettim bunu. Benim için çok sarsıcı ama çok öğretici bir trajikomediydi. Henüz tam atlamadım ve kafam karışık (let it go). "Bu, üzerinde çokça uyunması gereken bir mevzu", veyahut bu üzerinde çokça Emdr çalışması yapılması gereken bir anı. Mesleki okumalar mı demiştim?
Geçen gün Merve, kitabıyla havuz arkafonlu fotoğraf çekmek istedi. Aramızda şöyle bir diyalog geçti:
+Sen de okuduğun kitabını getir, birlikte çekelim. Seni de etiketlerim.
-Ama ben şu anda Korkma! İyi bir annesin kitabını okuyorum.
+İlla okuduğun bir kitap olması gerekmiyor. Başka bir kitap yok mu?
Bugün komodinin üzerinde kitabı tekrar görünce aklıma geldi. Keşke bir de Korkma! İyi bir insansın kitabı olsa. Neyse artık onu da ben yazarım bir gün :P
-6&8 Ağustos '19
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder